Özgüvenli Anadolu Yakası Escort

 

Processing your request, Please wait....

İnsanların beni tanımlarken kullandığı kelimelerin çoğuna itiraz ederim. “Soğuk” derler, aslında seçiciyimdir. “İnatçı” derler, ben ona fikrimin olması diyorum. “Fazla rahat” diyenler de var; onlara hiç cevap vermiyorum çünkü biraz haklılar. Kendimi yıllarca başkalarının gözünden anlamaya çalıştım. Birinin benden hoşlanması için nasıl davranmam gerektiğini, bir ortamda nasıl görünmem gerektiğini, ne kadar konuşup ne kadar susmam gerektiğini hesapladım. Sonra bir gün bütün bu hesapların ne kadar komik olduğunu fark ettim. İnsan kendisi olmaya çalışırken bile rol yapabiliyor. Benim asıl hikâyem de galiba bunu fark ettiğim gün başladı. Anadolu Yakası’nda geçirdiğim son dönem, dışarıdan bakınca sıradan bir hayat gibi görünüyor. Sabah kahvesi, bilgisayar, birkaç telefon görüşmesi, akşam arkadaşlarla buluşmalar, eve dönüş… Fakat benim için bu dönemin asıl meselesi, yıllardır ertelediğim bir sorunun peşine düşmekti: Ben gerçekten ne istiyorum? Bu soruyu daha önce de kendime sormuştum ama verdiğim cevapların çoğu başkalarının beklentilerinden oluşuyordu. İyi bir iş, düzenli bir hayat, doğru insan, doğru ev, doğru çevre… Sanki hayatın bir kullanım kılavuzu varmış ve ben bazı sayfalarını yanlış okuyormuşum gibi. Oysa şimdi geriye dönüp baktığımda fark ediyorum ki benim en büyük problemim yanlış sayfayı okumak değilmiş. Kitabı başkasının seçmesiymiş.

Bunu bana en net gösteren olay, yıllardır sakladığım bir kutuyu açtığım gün oldu. İçinde eski fotoğraflar, birkaç mektup, konser biletleri ve üniversiteden kalma küçük notlar vardı. Kutunun dibinde kendi el yazımla yazdığım bir kâğıt buldum. Üzerinde yalnızca şu cümle vardı: “Bir gün cesaret edip gerçekten istediğim gibi yaşayacağım.” Kâğıdı okuyunca kahkaha attım. Çünkü o cümleyi yazalı neredeyse on yıl olmuştu. Demek ki on dokuz yaşındaki Selin, otuzuna yaklaşan Selin’den daha cesurmuş. Bir de utanmadan kendime öğüt vermişim. Kâğıdı masanın üzerine koyup uzun süre baktım. Sonra fark ettim ki aslında istediğim şey hiçbir zaman olağanüstü bir hayat değilmiş. Ben sadece kendi kararlarımın arkasında durmak istiyormuşum. Birinden hoşlanıyorsam bunu inkâr etmemek, bir ortamda sıkılıyorsam sırf ayıp olmasın diye saatlerce oturmamak, istemediğim bir ilişkiyi sırf karşımdaki üzülmesin diye sürdürmemek… Çok basit şeyler gibi görünüyor ama insanın kendi sınırlarını öğrenmesi bazen yıllar alıyor. Benim de aldı. Üstelik bu süreçte epey komik hatalar yaptım. Bir dönem “Ben asla kıskanmam” diye dolaşıp sonra birinin sosyal medya hesabındaki beğenileri inceleyecek kadar saçmaladım. Kendime kızmak yerine şimdi gülüyorum. Çünkü insan bazen kendi çelişkilerini görmeden olgunlaşamıyor. Kusursuz olmaya çalışmak yerine kendini tanımaya başladığında hayat daha kolaylaşıyor. Bir süre sonra ilişkiler konusunda da bakışım değişti. Artık karşıma çıkan herkesin “doğru kişi” olup olmadığını düşünmüyorum. Bir insanın yanında eğleniyor muyum, rahat mıyım, merak ediyor muyum, konuşurken kendimi sansürlüyor muyum… Bunlara bakıyorum. Çünkü benim için çekicilik yalnızca fiziksel bir mesele değil. Zekâ beni etkiliyor. Kendine güvenen ama bunu ispatlamak için herkesi küçümsemeyen erkeklerden hoşlanıyorum. Bir de mizah duygusu benim zayıf noktam. Beni gerçekten güldüren birinin işi yarı yarıya bitmiş sayılır. Fakat artık sadece heyecana da teslim olmuyorum. Eskiden birinin bana bakışında bir şey hissettiğim anda bütün mantığımı kapının dışında bırakabiliyordum. Şimdi hâlâ tutkuyu seviyorum. Hatta fazlasıyla seviyorum. Bir insanın yanında kalp atışının değişmesi, konuşmanın gereğinden uzun sürmesi, eve döndüğünde yüzünde istemsiz bir gülümseme olması güzel şeyler. Ama bunun yanında karakter de gerekiyor. Çünkü birkaç güzel bakışla başlayan şey, insan birbirini tanımaya başladığında gerçek hâline dönüşüyor. Ben artık o gerçek hâli görmek istiyorum. İyi günündeki insanla değil yalnızca; yorulduğunda, sinirlendiğinde, planı bozulduğunda, istediği olmayınca nasıl davrandığını da görmek istiyorum. Çünkü insanın gerçek karakteri, işler kendi istediği gibi gitmediğinde ortaya çıkıyor.

Bir akşam arkadaş grubuyla otururken konu yine ilişkilere geldi. Masadaki herkes birbirine akıl veriyordu. Biri “Asla ilk mesajı atma,” dedi. Diğeri “Biraz gizemli ol,” diye ekledi. Bir başkası “Erkek merak etmeli,” dedi. Ben hepsini dinledikten sonra kahkahayı bastım. “Biz insan tanımıyoruz, strateji geliştiriyoruz,” dedim. Masada birkaç saniye sessizlik oldu. Sonra herkes gülmeye başladı. Gerçekten de öyleydi. İnsanlar birbirlerinden hoşlanıyor ama bunu belli etmemek için küçük savaşlar veriyor. Mesajı görüp üç saat bekletmeler, çevrimiçi olduğu hâlde cevap vermemeler, sırf karşı taraf merak etsin diye hikâye paylaşmalar… Bunların hepsini yaptım. Şimdi düşününce inanılmaz komik geliyor. Birini gerçekten istiyorsan neden bunu saklıyorsun? Elbette herkes aynı şeyi hissetmeyebilir. Reddedilme ihtimali var. Ama reddedilmek, yanlış insanla aylarca oyun oynamaktan daha kötü değil. Ben artık açık olmayı tercih ediyorum. Hoşlanıyorsam belli ederim. Karşılık yoksa da hayatıma devam ederim. Gururumu korumak adına hislerimi çöpe atacak kadar genç değilim artık. Anadolu Yakası escort partnerliğine geçirdiğim bu dönem bana büyük bir cevap vermedi. Hayatımı bir gecede değiştirmedi. Beni başka bir insana da dönüştürmedi. Sadece yıllardır taşıdığım bazı gereksiz yükleri bıraktırdı. Artık kendimi başkalarının beklentilerine göre ölçmüyorum. Birinin beni beğenmesi güzel, ama beni değerli yapan şey bu değil. Birinin hayatıma girmesi hoş, ama hayatımın anlamı da değil. Ben hâlâ tutkulu, meraklı, zaman zaman fazla düşünceli ve gerektiğinde inanılmaz inatçı bir kadınım. Bundan şikâyetçi değilim. Hatta galiba kendimde en sevdiğim taraf tam olarak bu. Değişmeye çalışırken kendimi kaybetmek yerine, kendimi biraz daha tanımayı seçtim. Şimdi önümde ne olduğunu bilmiyorum. Belki yeni bir ilişki, belki yeni bir şehir, belki sadece uzun zamandır ertelediğim bir karar. Ama bu kez korkudan dolayı geri çekilmeyeceğim. Çünkü yıllar önce o küçük kâğıda yazdığım cümleyi sonunda anladım: Cesaret, korkmamak değil. Korktuğun hâlde kendi hayatının direksiyonuna geçebilmek. Ben de artık direksiyondayım.

Listing ID: 4226a809ef9364ff

Comments