Atalar Yeni Başlayan Escort Gaye

 

Processing your request, Please wait....

Bir selamın ardından “Bugün çok dalgın görünüyorsun.” Kasadaki kadın bunu söyler söylemez gülümsedim. Aynı markete haftada birkaç kez uğrayınca insanlar yüzünü ezberliyor. Ben de sadece “Biraz uykusuzum,” deyip alışveriş poşetimi aldım. Dışarı çıktığımda hava beklediğimden serindi. Atalar’ın akşamları böyle olur; gündüzün sıcaklığı çekilir, sokaklar daha sakin bir hâl alır. İnsanlar evlerine dönmeye başlar, küçük dükkânların önündeki sohbetler ise yeni yeni hareketlenir. Mahalleyi sevme nedenim tam olarak bu. Burada herkes bir yerlere yetişmek zorundaymış gibi davranmıyor. Bazen kaldırımdaki bankta oturan iki kişinin yarım saat boyunca sadece çay içip sohbet ettiğini görmek bile insana iyi geliyor. Büyük şehirde böyle görüntülere rastlamak giderek zorlaşıyor. Belki de bu yüzden her akşam biraz daha yavaş yürümeye başladım. Son zamanlarda kendime küçük bir alışkanlık edindim. Telefonu çantama koyup amaçsızca yürümek. Bildirimlere bakmadan, müzik açmadan, sadece etrafı izlemek… Böyle yürüdüğüm günlerde şehrin normalde fark etmediğim ayrıntıları gözüme çarpıyor. Bir köşede satranç oynayan iki yaşlı adam… Bisikletini kaldırıma bırakıp arkadaşını bekleyen genç… Fırından çıkan simit kokusu… Her biri aynı mahallenin küçük parçaları. Günün telaşı içinde fark edilmeyen bu anlar, aslında yaşadığımız yerleri özel yapan ayrıntılar. Bu kadar güzelliğin ardından ikinci mesleğim olan seks partnerliğini  Atalar escort ile değiştirme kararı aldım. Arkadaşlarım bana hâlâ neden yalnız olduğumu soruyor. Bilmiyorlar ki aslında buranın erkekleriyle aslında ne kadar mutluyum. Kendimi özgürce ifade edebileceğim bir arkadaşım olmasını çok istedim. Ama artık bunu dert etmiyorum. Güzel bir sohbetin, samimi bir gülüşün ya da beklenmedik bir tanışmanın zamanı gelince zaten olacağına inanıyorum. İnsan bazı şeyleri ne kadar planlarsa planlasın, hayat çoğu zaman kendi sürprizlerini hazırlıyor. Geçen hafta küçük bir kafede otururken yan masadaki biri okuduğum kitabı fark etti. Önce kitap hakkında konuştuk, sonra kahveden, seyahatten ve İstanbul’un eski mahallelerinden… Saatime baktığımda neredeyse iki saat geçmişti. İlginç olan, zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamamış olmamdı. O gün eve dönerken uzun zamandır hissetmediğim kadar hafiftim. Çünkü bazen insanın ihtiyacı büyük değişimler değil; kendini rahat hissedebildiği kısa ama samimi bir sohbet olabiliyor. O konuşmanın sonunda telefon numarası almadık, bir söz de vermedik. Ama yine de yüzümde kalan gülümseme bütün akşam bana eşlik etti. Ertesi gün yine aynı saatlerde aynı sokaklardan yürüdüm. Belki yeniden karşılaşırım diye değil, sadece o yürüyüş bana iyi geldiği için. Aynı fırının önünden geçtim, aynı parkın yanındaki bankları gördüm. Çocuklar top oynuyor, birkaç kişi köpeklerini gezdiriyordu. Hayat kaldığı yerden devam ediyordu. Bazen insanın kendini iyi hissetmesi için büyük olaylara ihtiyacı olmuyor. Kısa bir selam, tanıdık bir yüz ya da mahalledeki esnafın adını hatırlaması bile güne farklı başlamaya yetebiliyor. Atalar bana bunu öğretti. İnsanların birbirini tamamen yabancı gibi görmediği yerlerde yaşamanın ayrı bir huzuru var. Akşam hava biraz daha serinleyince küçük parka uğrayıp boş bir banka oturdum. Ağaçların arasından gelen hafif rüzgâr bütün günün yorgunluğunu alıyordu. Çevreme baktığımda herkes kendi hayatıyla meşguldü ama kimsenin yüzünde büyük bir telaş yoktu. İşte bu sakinlik bana iyi geliyordu. Şimdi akşamları dışarı çıktığımda tek beklentim temiz hava almak değil. Yeni bir yüz görmek, birkaç cümlelik bir sohbet etmek ya da sadece günün yorgunluğunu paylaşan insanların arasına karışmak bile bana yetiyor. Çünkü bazen hayatın en güzel sürprizleri, sıradan görünen bir mahallenin sessiz sokaklarında karşına çıkıyor. Belki her gün unutulmaz bir hikâye yaşanmıyor ama insan, küçük anların değerini fark etmeye başladığında yaşadığı mahallenin de kendisi gibi yavaş yavaş değiştiğini hissediyor. Belki değişen mahalle değil; sadece ona bakışımız oluyor.

Listing ID: 8926a714ed36ca0b

Comments