Kadıköy’de Tek Yaşayan Özgür Escort
Photo Gallery
|
Kadıköy’de Tek Yaşayan Özgür Escort
Burada sessizlik diye bir şey neredeyse yok. Sabahın köründen gece yarısına kadar bir hareket var. Kimi zaman hafif, kimi zaman boğucu. Ben de bu hareketin içinde bir yerlerde duruyorum. Bazen bilerek, bazen de başka çarem kalmadığı için. Sokaklar dolu, sesler üst üste biniyor, herkes bir yere yetişiyor gibi görünse de aslında çoğu kişi sadece akışın içinde savruluyor. Ben de savruluyorum. Bazen farkında olarak, bazen farkında olmadan. İşe başladığımda Kadıköy’ü fazla buluyordum. Her sokak dolu, her köşe kalabalık, her kafede birinin seni fark etme ihtimali… Görünmemeye çalışmak burada zor. Çünkü semt zaten görünmek üzerine kurulu. İnsanlar birbirine bakıyor, birbirini tartıyor, omuz omuza yürüyor. İlk aylarda bu açıklık beni geriyordu. Sürekli izleniyormuşum hissi vardı. Sonra anladım ki tam da bu kalabalık, garip bir koruma da sağlıyor. Tenhada durmak bazen daha tehlikeli. Kalabalığın içinde erimek ise daha kolay olabiliyor. Kadıköy escort olmak için çaba sarfettiğim bu hayatta bunu geç fark ettim ama fark ettim. Fark etmek, her şeyi çözmüyor. Sadece biraz daha az şaşırmamı sağlıyor.
Sabahları geç uyanıyorum. Perdeyi açınca doğrudan sokağın sesi giriyor. Korna, ayak sesi, uzaktan müzik, birinin yüksek kahkahası, bir başkasının telefonla tartışması, bir köpeğin havlaması… Sessiz bir başlangıç yok. Bu yüzden günü yavaş açmaya çalışıyorum. Kahvemi içerken telefona hemen bakmıyorum. Bir süre sadece dinliyorum. Dinlemek, bana kısa bir hazırlık süresi veriyor. Sonra mesajlara iniyorum. Bazıları aceleci, bazıları fazla samimi, bazıları net. Net olanlarla ilerlemek daha az yoruyor. Ama burada netlik de göreli. İnsanlar daha konuşkan, daha soru soran, daha “biraz daha anlatalım” diyen tarafta. Ben ise fazla anlatmayı sevmiyorum. Anlattıkça kontrol elimden kayıyor gibi geliyor. Kontrol kaybolunca da her şey daha ağırlaşıyor.
Moda tarafı ayrı bir dünya. Sahile inince hava değişiyor. Rüzgâr, deniz kokusu, yürüyenler, oturanlar, köpek gezdirenler, kulaklıkla tempo tutanlar, banklarda oturup bir şeyler yiyenler… Orada durmak bazen iyi geliyor. Ama uzun durmuyorum. Çünkü uzun durunca düşünceler de uzuyor. Düşünceler uzayınca işin ağırlığı daha çok biniyor omuzlarıma. Bu yüzden sahilde fazla vakit geçirmiyorum. Sadece geçiyorum, bakıyorum, devam ediyorum. Bazen denize bakıp “keşke daha sakin bir yerde olsaydım” dediğim oluyor. Sonra hemen vazgeçiyorum. Sakinlik de başka türlü yoruyor insanı. Sessizlik, kendi sesini daha net duyuruyor. O sesi her zaman dinlemek istemiyorum.
Caferağa’nın dar sokakları bambaşka. Orada tempo farklı. Kafeler, barlar, ayakta sigara içenler, bilerek yavaş yürüyenler, vitrinlere takılanlar, birbirine yaslanarak konuşanlar… O sokaklarda kaybolmak mümkün. Ben de bazen bilerek o tarafa kayıyorum. Kalabalığın içinde erimek, kendi adımdan bir süreliğine uzaklaşmak gibi geliyor. Bu uzaklaşma kısa sürüyor. Ama kısa da olsa işe yarıyor. Bir ara Yeldeğirmeni tarafına da daha sık gider oldum. Yokuşlar, eski binalar, daha az turistik hali, daha az poz veren insanlar… Orası bana biraz daha nefes aldırıyor. Ama nefes alırken bile tamamen rahat değilim. Çünkü bu iş, nerede olursan ol, bir şekilde yanında taşıdığın bir şey. Taşımazsan başka türlü yoruluyorsun. Taşırsan da ağırlığı hissediyorsun. İnsanlarla karşılaştığımda en çok yoran şey, fazla meraklı olanlar. “Nasıl başladın, ne kadar zamandır, başka iş yapıyor musun, ailen biliyor mu, gerçekten bu işi mi yapıyorsun?” gibi sorular. Cevap vermiyorum. Vermeyince bazıları bozuluyor. Bozulsun. Benim hikâyemi anlatmak zorunda değilim. Zaten hikâye de tek bir cümleye sığmıyor. Bir anda karar vermedim. Bir anda da bırakacak değilim. Arada bir yerdeyim. Bu ara hali, Kadıköy’ün kendi dağınık yapısına uyuyor aslında. Burada herkes biraz arada gibi. Kimse tam olarak bir yerde değil. Herkes bir geçiş halinde. Ben de öyleyim.
Akşamları semt daha da karışık hale geliyor. Sesler yükseliyor, gruplar çoğalıyor, sokaklar daha uzun süre dolu kalıyor. Bu yoğunluk bazen boğucu geliyor. Bazen de işime yarıyor. Çünkü herkes birbirine bakarken kimse uzun süre tek bir kişiye kilitlenmiyor. Gözler kayıyor, dikkat dağılıyor. Bu dağınıklık, benim için avantaj olabiliyor. Kadıköy escort işini burada sürdüren birçok kişi gibi ben de bu dağınıklığın içinde kendi payıma düşeni almaya çalışıyorum. Ne fazla görünmek ne de tamamen silinmek. İkisinin ortasında bir yer. Ortada durmak, bazen en zor yer. Ama başka yer daha güvenli gelmiyor. Evime döndüğümde ilk işim telefonu bir kenara bırakmak oluyor. Bir süre hiçbir şeye bakmadan oturuyorum. Dışarıdaki gürültü hâlâ geliyor. Ama en azından kapı kapalı. Kapı kapalıyken biraz daha kendim olabiliyorum. Kendim olmak, bu işte en zor şeylerden biri. Çünkü gün boyu bir versiyonunu sunuyorsun. O versiyon bitince, geride kalan sessizlik bazen ağır geliyor. Ağır geldiğinde direnmiyorum. Sadece oturup bekliyorum geçmesini. Geçmezse de zorlamıyorum. Bazen geçmesi saatler alıyor. Saatler aldığında da paniklememeye çalışıyorum. Panik, her şeyi daha da büyütüyor.
Kadıköy’de yaşamak bu işi hem zorlaştırıyor hem de garip bir şekilde taşıyor. Zorlaştırıyor çünkü her yer açık, herkes birbirinin farkında. Tanıdık birine rastlama ihtimali hiç yok değil. Bir anda eski bir yüz çıkabiliyor karşına. Taşıyor çünkü hareket hiç bitmiyor. Bitmeyen hareket, düşünceleri bazen dağıtıyor. Dağılan düşünceler de ağırlığı biraz azaltıyor. Bu yüzden bazı günler bilerek sokağa çıkıyorum. Yürümek için değil, sadece akışın içinde kaybolmak için. Kaybolmak, burada mümkün olan nadir şeylerden biri. İskele tarafına indiğimde vapurların gelişini gidişini izliyorum. İnsanlar iniyor, biniyor, telaşlanıyor, bekliyor, koşturuyor. Hepsi bir yere yetişiyor gibi. Ben ise yetişmiyorum. Sadece bakıyorum. Bu bakmak bana kısa bir boşluk veriyor. Boşluk bitince yine mesajlar, yine planlar, yine aynı düzen. Bazen vapura binip karşıya geçmeyi düşünüyorum. Sonra vazgeçiyorum. Karşı taraf da başka bir kalabalık. Kalabalık değişiyor, his değişmiyor. His aynı kalınca da yer değiştirmenin anlamı azalıyor.
İnsanlar “nasıl dayanıyorsun” diye sorduğunda omuz silkıyorum. Dayanmak kelimesi fazla büyük geliyor. Ben daha çok uyum sağlamaya çalışıyorum. Uyum sağlamak da her şeyi kabul etmek demek değil. Tersine, neyi kabul etmeyeceğimi netleştirmeyi gerektiriyor. Zamanla bunu daha iyi yapmaya başladım. Herkese açık değilim. Her teklifi değerlendirmiyorum. Bu seçicilik başta korkutucuydu. Şimdi ise zorunluluk gibi. Seçici olmazsam daha çabuk yıpranacağımı biliyorum. Yıpranmak, en çok korktuğum şey. Çünkü yıpranınca toparlamak daha uzun sürüyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde sokaklar tamamen susmuyor. Sadece sesler değişiyor. Daha alçak konuşmalar, daha dağınık adımlar, daha seyrek geçen arabalar, uzaktan gelen bir müzik… Bu hali seviyorum. Çünkü gündüzün keskinliği biraz yumuşuyor. Yumuşayınca da nefes almak kolaylaşıyor. Bazen pencereyi açıp sadece dinliyorum. Aşağıdan gelen karışık sesler, uzaktan bir müzik, birinin kahkahası, bir köpeğin havlaması, bir kapının kapanma sesi… Hepsi birbirine karışıyor. Bu karışıklık içinde kendi sessizliğimi korumaya çalışıyorum. Korumak her zaman mümkün olmuyor. Ama deniyorum. Denemek, bazen tek yapabildiğim şey oluyor.
Bu işin içinde kaybolmamak için küçük şeylere tutunuyorum. Sabah kahvesine, kısa yürüyüşlere, telefonu kapatma anlarına, kimsenin ulaşamadığı kısa boşluklara, bazen de sadece denizi uzaktan izlemeye, bazen de hiçbir şey yapmadan oturmaya… Bunlar büyük kurtarışlar değil. Sadece günü tamamlamamı sağlayan küçük dayanaklar. Dayanaklar olmasa her şey daha hızlı dağılıyor. Dağılmamak için bu küçüklüklere tutunuyorum. Kadıköy escort olarak devam ettiğim sürece en çok öğrendiğim şey, semtin ritmine karşı direnmemek oldu. Direnince daha çok yoruluyorum. Uyum sağlamaya çalışınca ise en azından nefes alacak boşluklar bulabiliyorum. Bu boşluklar küçük. Ama küçük de olsa yetiyor. Yetmediği günler de oluyor. O günlerde daha erken kapatıyorum her şeyi. Kendime izin veriyorum. İzin vermezsem daha büyük kopuşlar yaşıyorum. Kopuşlar, toparlanması en zor şeyler.
Bazen kendi kendime “burada ne kadar daha” diye soruyorum. Cevap net değil. Net olmasını da beklemiyorum artık. Net cevaplar, bu tür işlerde fazla güvenilir olmuyor. O yüzden cevabı zorlamıyorum. Sadece bugünü taşımayı odak haline getiriyorum. Bugün bitince yarına bakıyorum. Yarın bitince öbür güne. Bu şekilde ilerlemek, büyük planlar yapmaktan daha az yoruyor beni. Büyük planlar, büyük hayal kırıklıkları getirebiliyor. Küçük adımlar ise daha az korkutucu. Kadıköy’ün dağınık, gürültülü ve sürekli akan hali, benim de dağınık taraflarımı taşıyor. Bazen taşıyamıyor. Taşıyamadığı zamanlarda daha çok yoruluyorum. Ama yine de başka bir yere gitmeyi ciddi ciddi düşünmüyorum. Çünkü alıştığım bir dağınıklık var burada. Bilmediğim bir sessizlik, belki daha çok korkutur beni. Bilmediğim şeyler, bildiklerimden daha ağır gelebiliyor. Kaydığımda paniklememeye çalışıyorum. Çünkü panik her şeyi daha da karıştırıyor. Karışıklığın içinde sade kalmak ise en çok ihtiyaç duyduğum şey. Sade kalabildiğim anlarda, Kadıköy escort hayatının ağırlığı biraz olsun hafifliyor. Hafiflemediği anlarda ise sadece bekliyorum. Beklemek de bazen tek seçenek oluyor. Seçenek azaldığında, beklemeyi öğreniyorsun.
Gece iyice ilerlediğinde sokaklar daha da seyreliyor. Ama tamamen boşalmıyor. Birileri hâlâ ayakta, birileri hâlâ konuşuyor, birileri hâlâ bir yerlere gidiyor. Ben de kendi yerimde, kendi halimde duruyorum. Ne tamamen içindeyim ne de tamamen dışında. Arada bir yerde. Kadıköy de zaten arada bir yerde duran insanları taşıyor. Belki de bu yüzden hâlâ buradayım. Belki de başka bir yerde olsam, başka türlü yorulurdum. Şimdilik, bu yorgunlukla idare ediyorum. İdare etmek, bazen ilerlemekten daha gerçekçi geliyor. Bazen sabaha karşı, her şeyin biraz daha sustuğu anlarda, kendi adıma küçük bir hesap yapıyorum. Ne kadar dayandım, ne kadarını taşıdım, ne kadarını dışarıda bıraktım… Cevaplar net çıkmıyor. Net çıkmaması da artık beni eskisi kadar rahatsız etmiyor. Çünkü netlik, bu sokaklarda, bu tempoda, bu işte fazla lüks. Lüks olmayan şeylerle ilerlemeyi öğreniyorum. Öğrendikçe de biraz daha az şaşırıyorum. Şaşırmamak, bazen tek kazanım oluyor.
Share Ad
Contact Owner
Complete the form below to send a message to this owner.
Share Ad
Öne Çıkanlar
- Dipdiri Vücuduyla Genç Göztepe Escort
- Bakırköy Taze Saatlik Ateşli Escort Selin
- Fındıkzade Escort Üniversite Okuyan Şermin
- Artık Dinamik Gecelerin Olacak, Üniversiteli Escort Buse Gelecek
- Şirin Evler Saatlik Taze Escort Melisa
- Mehtap Sana Özel Escort Aksiyonu Sunuyor
- Ataşehir Seksi Escort Bayan
- Rus Escort Maltepe Geçici Süreliğine Escortluk Yapıyor
- Anadolu Yakası Escort Efsanesi Geri Döndü
- Güzel Kalçalara Sahip Olgun Bostancı Escort


Comments