Kartal Elit Escort Kadını Lara

 

Processing your request, Please wait....

Hayatım boyunca kendimi fazla ciddiye almamaya çalıştım. Çünkü insan kendisini fazla ciddiye aldığında en küçük hayal kırıklığını bile büyük bir meseleye dönüştürüyor. Benim de yeterince büyük meselelerim oldu zaten. Yanlış insanlara güvendim, bazı insanları gereğinden fazla önemsedim, bazılarını ise sırf gururum yüzünden hayatımdan çıkardım. Sonra yıllar geçtikçe insanın en çok başkalarına değil, kendi verdiği kararlara kızdığını öğrendim. Kartal’da geçirdiğim son birkaç ay bana bunu daha iyi gösterdi. Burada denize yakın olmak hoşuma gidiyor ama benim için mesele yalnızca manzara değil. Akşamüstleri sahile indiğimde insanların yüzüne bakıyorum ve herkesin bir yerlere yetişmeye çalıştığını görüyorum. Bense artık yetişmek istemiyorum. Bir yere, bir insana, bir beklentiye… Hayatımda ilk kez bir şeylerin peşinden koşmadan da güzel şeylerin başıma gelebileceğine inanıyorum. Belki biraz geç öğrendim ama olsun. Geç öğrenilen bazı şeyler daha sağlam yerleşiyor insanın içine. Benim en büyük değişimim de burada başladı. Eskiden birinin benden hoşlanıp hoşlanmadığını anlamaya çalışırken günler geçirirdim. Şimdi hoşlanıyorsam bunu kendime bile itiraf etmekten çekinmiyorum. Çünkü bir kadının bir erkeği beğenmesi, ona muhtaç olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, kendi ayakları üzerinde duran birinin birini istemesi bence çok daha güçlü bir şey. Ben artık bunu böyle görüyorum.

Bir akşam sahilde otururken yıllardır görmediğim bir arkadaşım karşıma çıktı. İlk birkaç saniye birbirimizi tanıyamadık. Sonra aynı anda gülmeye başladık. Onunla eskiden çok yakınmışız. Hayat bizi farklı yerlere savurmuş, sonra ikimiz de başka insanlara dönüşmüşüz. Saatlerce konuştuk. Bana geçmişte yaptığım bir şeyi hatırlattı. Üniversitedeyken bir gece sırf canım istediği için arkadaşlarımı toplayıp şehir dışına çıkmışız. Sabahın dördünde yola çıkmış, öğlene doğru geri dönmüşüz. O zaman bunu normal kabul etmişim. Şimdi düşününce, o spontane tarafımı yıllar içinde nasıl kaybettiğimi fark ettim. Sürekli hesap yapmak, ölçmek, düşünmek, sonunu tahmin etmeye çalışmak derken hayatın en güzel tarafını kaçırmışım. Arkadaşım bana bakıp “Sen eskiden daha cesurdun,” dedi. Bu cümle bütün gece aklımda kaldı. Eve döndüğümde aynanın karşısına geçip kendime baktım. Gerçekten daha mı korkaktım artık? Cevabım evetti. Ama bunun yaşla ilgisi yoktu. Hayal kırıklığından korkuyordum. Birine gerçekten yaklaşmaktan, hoşlandığımı belli etmekten, kontrolü biraz olsun bırakmaktan korkuyordum. O gece kendime küçük bir söz verdim. Bir daha sırf sonunu bilmiyorum diye güzel bir şeyin başlangıcından kaçmayacaktım.

Birkaç gün sonra bunu gerçekten denedim. Bir kafede otururken yan masadaki adamla kısa bir sohbet başladı. Önce tamamen sıradan bir konuşmaydı. Sonra konu müzikten seyahate, seyahatten ilişkilere geldi. Adamın konuşurken gözlerini kaçırmaması dikkatimi çekti. Dinliyordu. Gerçekten dinliyordu. Bu küçük ayrıntı benim için düşündüğümden daha önemliymiş. Sohbet uzadıkça içimde eski bir heyecan oluştu. Eskiden olsa hemen geri çekilirdim. “Yanlış anlaşılırım,” diye düşünürdüm. O gün düşünmedim. Kahvem bittiğinde bana “Bir gün yine konuşalım,” dedi. Ben de gülümsedim ve “Bir gün çok belirsiz bir zaman, daha net olabilirsin,” dedim. Bunu söyledikten sonra kendime bile şaşırdım. Adam güldü. “Yarın akşam?” diye sordu. “Daha iyi,” dedim. Eve yürürken yüzümde istemsiz bir gülümseme vardı. Bazen insanın hayatında büyük değişiklikler böyle küçük cümlelerle başlıyor. Ne büyük sözler vardı ne de abartılı romantizm. Sadece iki insanın birbirinden hoşlandığını kabul ettiği sade bir an vardı. Bana iyi gelen de buydu.

Ertesi akşam buluştuğumuzda Kartal’ın ışıkları yeni yanmaya başlamıştı. Sahile doğru yürüdük. Konuşurken zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim. Ondan hoşlandığımı artık biliyordum ama bunu bir geleceğe dönüştürmeye çalışmıyordum. Çünkü artık biliyorum; bir insanı beğenmek ile onu hayatının merkezine koymak arasında kocaman bir fark var. Ben o farkı yıllarca anlayamadım. Şimdi anlıyorum. Birinin yanında kendimi kadın gibi, güzel, canlı ve biraz da tehlikeli hissetmek hoşuma gidiyor. Ama aynı zamanda kendi hayatımı da korumak istiyorum. Tutku benim için önemli. Hatta belki sandığımdan daha önemli. Bir bakışın içindeki gerilimi, konuşmanın uzamasını, vedalaşırken birkaç saniye fazla beklemeyi seviyorum. Ama bütün bunların yanında kendime ait bir hayatım olduğunu da unutmuyorum. Bence gerçek çekicilik tam burada başlıyor. İki insanın birbirini istemesi ama birbirine sahip olmaya çalışmaması. Birbirine yaklaşması ama kendini kaybetmemesi. Ben artık böyle bir şey istiyorum.

O gece eve dönerken sahile son kez baktım. Deniz karanlıktı, uzakta birkaç ışık görünüyordu. Telefonumda yeni bir mesaj vardı. “Güzel bir akşamdı,” yazıyordu. Gülümsedim ve telefonu cebime koydum. Cevabı hemen yazmadım. Eskiden olsa kelimeleri defalarca düşünürdüm. Şimdi gerek duymuyorum. Çünkü hayatın bazı anlarını analiz etmek yerine yaşamak gerektiğini öğrendim. Belki bu hikâye devam edecek, belki birkaç güzel akşamdan sonra bitecek. Bilmiyorum. Ama artık bilmiyor olmak beni korkutmuyor. Kartal escort olmadan önce kendime verdiğim söz tam olarak buydu: Hayatı kontrol etmeye çalışmak yerine biraz yaşamak. Hoşlandığımda belli etmek, merak ettiğimde sormak, canım istediğinde gülmek ve gerektiğinde gitmek. Çünkü insanın kendine verebileceği en büyük özgürlük, başkalarının ne düşüneceğini hesaplamadan kendi hayatını yaşayabilmek. Ben de artık bunu yapıyorum.

Listing ID: 3456a7c6c179a8ca

Comments