Yeni Bostancı Escort Bayan Mira
Photo Gallery
|
Yeni Bostancı Escort Bayan Mira
İnsanların beni ilk gördüğünde hakkımda ne düşündüğünü hiçbir zaman tam olarak anlayamadım. Bazen fazla ciddi olduğumu söylüyorlar, bazen de hiç beklemedikleri bir anda yaptığım bir şakaya şaşırıyorlar. Aslında ikisi de doğru. İlk tanıştığım insanlara karşı biraz mesafeliyim ama alıştığım zaman oldukça konuşkan olduğumu kabul ediyorum. Hele birinden hoşlandıysam bunu saklamak konusunda pek başarılı olduğum söylenemez. Gözlerim benden önce davranıyor. Sonra da kendime kızıyorum, çünkü karşımdakinin bunu fark ettiğini düşündükçe daha da utanıyorum. Bostancı’da yaşamayı sevmemin nedenlerinden biri de biraz bu rahatlık. Burada kendimi sürekli bir yerlere yetişmek zorunda hissedmiyorum. Sabahları kahvemi alıp sahile doğru yürümek, denizin kenarında birkaç dakika durmak ya da akşamüstü ara sokaklardan birinde oturup etrafı izlemek bana yetiyor. Son zamanlarda hayatımda büyük değişiklikler yapmaya çalışmıyorum. Daha çok küçük şeylerin peşinden gidiyorum. Güzel bir sohbet, beklenmedik bir kahkaha, uzun zamandır görmediğim biriyle karşılaşmak veya hiç tanımadığım biriyle birkaç dakika konuşmak… İnsan belli bir yaştan sonra heyecanı yalnızca büyük olaylarda aramaması gerektiğini öğreniyor. Ben de bunu biraz geç öğrendim. Şimdi birinin hayatıma girmesini istediğimde bile ilk düşündüğüm şey görünüşü olmuyor. Ses tonu, insanlara yaklaşımı, kendine güveni ve özellikle de karşısındaki kadını gerçekten dinleyip dinlemediği daha çok ilgimi çekiyor. Çünkü bana göre çekicilik sadece güzel bir yüz ya da düzgün bir kıyafet değil. Bir insanın yanında kendini nasıl hissettiğin çok daha önemli. Bazı insanlarla beş dakika konuşursun ve sanki yıllardır tanıyormuşsun gibi gelir. Bazılarıyla ise saatler geçirirsin ama eve döndüğünde geriye hiçbir şey kalmaz. Ben artık ilk gruptaki insanları hayatımda tutmaya çalışıyorum.
Geçen cuma akşamı bunu bir kez daha düşündüm. Hava serinlemişti ama dışarı çıkmak için gayet güzeldi. Üzerime ince bir ceket alıp sahile indim. Kulaklığım yanımdaydı fakat müzik açmadım. Martıların sesini, insanların konuşmalarını ve denizden gelen rüzgârı dinlemek daha hoşuma gitti. Bir süre yürüdükten sonra boş bir banka oturdum. Karşımda deniz, yanımda telefon ve kafamın içinde birbirine karışmış birkaç düşünce vardı. Telefonuma gelen mesajlara bakarken eski bir tanıdığın ismini gördüm. Uzun zamandır konuşmadığım biriydi. Mesajı açmadan önce birkaç saniye bekledim. Sonra gülümsedim. Çünkü bazı isimler ekranda göründüğü anda insanın yüzünde istemsiz bir ifade oluşturuyor. Mesaj basitti: “Bu akşam oralarda mısın?” Ne cevap vereceğimi düşünürken kendimi yakaladım. Eskiden böyle bir durumda mesajın arkasındaki anlamı çözmeye çalışırdım. Neden şimdi yazdı, ne söylemek istiyor, acaba görüşmek mi istiyor… Şimdi ise sadece hoşuma gidip gitmediğine bakıyorum. Mesaj hoşuma gitmişti. Ben de “Belki” yazdım. O da “Belkiyi severim” diye cevap verdi. İşte o an güldüm. Çünkü bazı insanların konuşma şekli vardır; daha ilk birkaç cümlede enerjisini belli eder. O akşam buluşmadık. Belki de iyi oldu. Biraz merak bıraktık. Ben zaten her şeyin hemen gerçekleşmesinden hoşlanmıyorum. Bazen aradaki küçük belirsizlik, yaşanacak şeyin kendisinden daha heyecanlı olabiliyor. Eve dönerken bunu düşündüm. Hayatım boyunca çoğu şeyi hızlı tüketmişim. Hızlı tanışmış, hızlı karar vermiş, hızlı vazgeçmişim. Şimdi ise biraz daha yavaş ilerlemek istiyorum. Birini gerçekten tanımak için zaman ayırmak, onunla farklı ortamlarda bulunmak ve yalnızca sana nasıl davrandığına değil, çevresindeki insanlara nasıl davrandığına da bakmak gerekiyor. Çünkü bir insanın karakterini en çok, kendisinden hiçbir şey beklenmeyen insanlara davranışında görüyorsun.
Ertesi gün yine Bostancı escort piyasasında yürürken kendimi daha önce hiç düşünmediğim bir şeyi düşünürken buldum. Belki de hayatımıza girecek insanı ararken yaptığımız en büyük hata, onu aramaya fazla odaklanmak. Sürekli “Nerede tanışacağım?” diye düşününce önündeki insanları gerçekten göremiyorsun. Ben artık bunu yapmıyorum. Bir kafeye girdiğimde kim var diye etrafa bakmak yerine kahvemin tadına bakıyorum. Sahile indiğimde biriyle tanışır mıyım diye düşünmek yerine denizi izliyorum. Ama garip olan şu ki bunu bıraktığımdan beri daha fazla insanla tanışıyorum. Çünkü üzerimdeki beklenti ortadan kalkınca daha doğal davranıyorum. Geçenlerde sahilde otururken yanımdaki bankta kitap okuyan biriyle kısa bir sohbet ettim. Kitabını merak ettiğimi söyledim, o da bana kitabı anlattı. Sohbet on dakika sürdü. Sonra herkes kendi yoluna gitti. Belki bir daha karşılaşmayacağız. Ama o on dakika bile bana iyi geldi. Çünkü samimiydi. Bir şey beklemiyorduk. Birbirimize kendimizi kanıtlamaya çalışmıyorduk. Sadece iki yabancı olarak kısa bir sohbet etmiştik. Bence günümüzde en çok özlediğimiz şeylerden biri bu. İnsanların birbirine yaklaşırken sürekli bir sonuç beklememesi. Ben de artık hayatıma girecek insan konusunda böyle düşünüyorum. Önce tanışalım, sonra konuşalım, biraz gülelim, birbirimizi merak edelim. Gerisi varsa zaten kendiliğinden gelir. Ben kendimi saklamayı da artık pek düşünmüyorum. Seviyorsam belli ederim, hoşlanıyorsam gözlerim ele verir, merak ediyorsam soru sorarım. Karşımdaki insan bundan rahatsız oluyorsa zaten benim için doğru kişi değildir. Çünkü hayatımın geri kalanında rol yaparak geçirmek istediğim bir dönem yok.
O gece eve dönerken telefonum yeniden titredi. Aynı isimdi. “Yarın kahve?” diye yazmıştı. Bu kez düşünmeden cevap verdim: “Olur. Ama kahve kısa sürmez, haberin olsun.” Mesajı gönderdikten sonra kendi kendime güldüm. Belki güzel bir akşam olacaktı, belki sadece iki insanın oturup uzun uzun konuştuğu sıradan bir buluşma. Sonucunu bilmiyordum ve ilk kez bilmemek beni rahatsız etmiyordu. Bostancı’nın gece ışıkları altında yürürken denizden gelen rüzgâr yüzüme vurdu. İçimde garip bir heyecan vardı ama bu kez acele etmiyordum. Çünkü artık biliyorum; bazı hikâyeler büyük cümlelerle başlamıyor. Bazen tek bir mesajla, bazen bir bakışla, bazen de “Yarın kahve?” gibi basit bir soruyla başlıyor. Sonrasında ne olacağını kimse bilemez. Ben de bilmiyorum. Ama galiba hayatın güzel tarafı tam olarak burada. Her şeyi önceden bilseydik, hiçbir karşılaşmanın heyecanı kalmazdı.
Share Ad
Contact Owner
Complete the form below to send a message to this owner.
Share Ad
Öne Çıkanlar
- Bakırköy Azgın Dul Escort Melis ile Birliktelikler
- Sizin İçin Bakan Ataşehir Escort Serap
- Göz Alıcı Güzelliğiyle İstanbul Escort Berna
- Betül Anadolu Yakası Escort Olmaktan Mutlu
- Kibarlık Bekleyen Güzel Avrupa Yakası Escort İlgiyle Görüşüyor
- Sıra Dışı Zevkler İçin İstanbul Escort
- Bakırköy Limitsiz Uzun Boylu Escort Yeşim
- Ataşehir Escort Çılgın İlayda Farkı
- Ataşehir Escort Sportif Kuralsız Gizem
- Film’de Oynamış Olgun Escort Bayan Derya


Comments